Vmware Sanallaştırma ve Kaynak Tahsisi
VMware ESXi, fiziksel sunucuları sanallaştırmak için kullanılan bir hipervizördür. ESXi, donanım kaynaklarını sanal makineler arasında paylaştırarak her bir sanal makinenin bağımsız bir işletim sistemi çalıştırmasını sağlar. Bu sayede, donanımın verimliliği artırılır ve kaynaklar daha etkin kullanılır. Aşağıdaki görselde de görüleceği üzere, fiziksel bir host üzerine VMware’in geliştirdiği Hypervisor yazılımı olan ESXi kurulmuştur. Bu sayede, hostun sahip olduğu CPU, Memory, Disk ve Network gibi bileşenler, host üzerinde kurulacak ayrı ayrı sanal sunuculara kaynak olarak tahsis edilebilmektedir.

Sanallaştırma ihtiyacı, eski mimarinin verimsizliklerinden kaynaklanmaktadır. Geleneksel mimaride, her fiziksel sunucu sadece tek bir uygulama veya işletim sistemi için kullanılıyordu. Bu durum, kaynakların büyük bir kısmının atıl kalmasına neden oluyordu; CPU, Memory, Disk kapasiteleri genellikle tam kapasite kullanılmıyordu. Ayrıca, her yeni uygulama veya sistem için ek bir fiziksel sunucu satın almak gerekiyordu, bu da maliyetleri artırıyordu. Sanallaştırma ile tek bir fiziksel sunucu üzerinde birden fazla sanal sunucu çalıştırılabiliyor. Bu sanal sunucular, fiziksel sunucunun kaynaklarını daha verimli kullanarak, atıl kapasite sorununu ortadan kaldırıyor. Ayrıca, sanallaştırılmış mimari sayesinde, sunucular arasında yük dengelemesi ve yedeklilik sağlanabiliyor, bu da sistemin genel performansını ve güvenilirliğini artırıyor. Böylece, kaynaklar daha etkin kullanılırken, maliyetler de düşürülüyor.

Hostları neden sanallaştırdığımız sorusuna gelince, doğrudan uygulamaları fiziksel sunucuya kurmak bazı sınırlamalar ve riskler barındırır. Fiziksel sunucuya doğrudan birden fazla uygulama veya işletim sistemi kurmak, kaynakların yetersiz kullanımı ve uyumsuzluk sorunlarına yol açabilir. Ayrıca, bir uygulamanın çökmesi durumunda tüm sistem etkilenebilir. Sanallaştırma, bu sorunları minimize ederken, her uygulamanın kendi bağımsız ortamında çalışmasını sağlar. Böylece, kaynaklar daha esnek ve verimli kullanılırken, uygulama yönetimi ve yedeklilik gibi avantajlar da elde edilir.
Aşağıdaki görsel VMware ESXi hypervisor’unun nasıl çalıştığını ve fiziksel kaynakların sanal kaynaklara nasıl tahsis edildiğini göstermektedir. Görselde, fiziksel kaynaklar (CPU, Memory, Disk ve Network) alt kısımda yer almakta ve ESXi hypervisor’unun üzerinde çalışmaktadır. ESXi, fiziksel kaynakları sanal kaynaklara dönüştürerek her bir sanal makinenin bağımsız bir işletim sistemi ve uygulama çalıştırmasını sağlar. Üst kısımda, her bir sanal makine (VM) kendi işletim sistemi (OS) ve uygulamasını (APP) çalıştırmakta olup, bu sanal makineler, ESXi tarafından yönetilen fiziksel kaynaklardan faydalanmaktadır. Bu yapı sayesinde, tek bir fiziksel host üzerinde birden fazla sanal makine çalıştırılarak, kaynakların daha verimli kullanılması sağlanır.

Fiziksel mimaride, işletim sistemi tüm fiziksel CPU’ların sahipliğini üstlenir ve kaynakları tek bir uygulamaya tahsis eder. Bu yapı, kaynakların verimsiz kullanılmasına neden olabilir. Öte yandan, sanallaştırılmış mimaride, ESXi hypervisor’u, fiziksel CPU kaynaklarını birden fazla sanal makine arasında paylaştırır. Her sanal makine, kendi bağımsız işletim sistemi ve uygulamasını çalıştırarak, mevcut CPU kaynaklarını verimli bir şekilde kullanır. Sanallaştırma, CPU performansını optimize eder ve kaynakların daha esnek bir şekilde kullanılmasını sağlar. Böylece, aynı fiziksel donanım üzerinde daha fazla iş yükü çalıştırılabilir ve sistem genelinde performans artışı elde edilir.

Peki CPU kaynaklarını tahsis ederken nelere dikkat etmemiz gerek onlardan bahsedelim. Öncelikle şu iki terimi çok sık duyacaksınız. vCPU (virtual CPU) ve pCPU (physical CPU) bu terimler sanallaştırma ve işlemci yönetimi ile ilgili kavramlardır:
pCPU (physical CPU): Fiziksel işlemcidir. Bir bilgisayarın fiziksel donanımında bulunan gerçek işlemcidir. Sanal makinelerin çalışması için gerekli olan işlem gücünü sağlayan bu işlemciler, fiziksel sunucularda bulunur.
vCPU (virtual CPU): Sanal makineler (VM’ler) için kullanılan sanal işlemcilerdir. Bir sanal makinenin çalışması için gerekli işlem gücünü sağlarlar ve fiziksel CPU’nun bir parçası olarak çalışırlar. Örneğin, bir VM üzerinde 2 vCPU çalıştırılıyorsa, bu, sanal makinenin iki sanal işlemciye sahip olduğu anlamına gelir.
Sanallaştırma ortamlarında, bir pCPU’nun üzerinde birden fazla vCPU çalışabilir. Bu, fiziksel kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlar, ancak aynı zamanda sanal makineler arasında kaynak paylaşımı nedeniyle performans etkilerine neden olabilir. Bu performans kayıplarını yaşmamak adına vCPU tahsis oranları karşımıza çıkıyor.
vCPU tahsis oranları, fiziksel CPU’ların (pCPU) sanal CPU’lara (vCPU) nasıl paylaştırıldığını belirler.
Kaynak Tahsisi Oranları ve Hesaplama
1:1 Oranı: Her pCPU bir vCPU’ya tahsis edilir. Bu, en yüksek performansı sağlar, ancak kaynak kullanım verimliliği düşüktür.
2:1 Oranı: Her pCPU iki vCPU’ya tahsis edilir. Bu, daha fazla sanal makine çalıştırılmasına olanak tanır ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlar.
3:1 veya 4:1 Oranı: Her pCPU sırasıyla üç veya dört vCPU’ya tahsis edilir. Bu oranlar, fiziksel kaynakları çok daha yoğun kullanarak daha fazla sanal makine çalıştırılmasını sağlar. Ancak, yoğun CPU kullanımı gerektiren uygulamalarda ufak tefek performans dalgalanmaları yaşanabilir.
5:1 ve üzeri: Bu oranlar genellikle belirgin performans kayıplarına neden olabilir.
VMware, 1:1 ve 3:1 arası oranları önerir.




